ÖĞRETMENLER SADECE DERS ANLATMAZ, HAYAT İNŞA EDER

Son zamanlarda okullarımızda tanık olduğumuz, kalbimizi derinden yaralayan üzücü

olaylar; sadece eğitim camiasını değil, bir toplumun geleceğine dair beslediği umutları

da sarsmıştır. Bu talihsiz gelişmeler, öğretmenlerimizin toplumdaki hayati önemini ve

onlara olan minnet borcumuzu bizlere bir kez daha en acı şekilde hatırlatmıştır.

Öğretmenlik, dört duvar arasında yalnızca müfredat yetiştirmek ya da teknik bilgi

aktarmak değildir. Bir öğretmenin gerçek görevi; bir çocuğun gözündeki parıltıyı

keşfetmek, bir gencin hayallerine can suyu vermek ve her şeyden önemlisi, fırtınalı

zamanlarda öğrencisine sığınacak bir liman, onu her türlü kötülükten koruyacak bir

yürek olmaktır. Sınıfın kapısından içeri giren her öğretmen, aslında o kapının ardındaki

onlarca farklı hikayeye dokunan, onları yeniden yazan bir mimar ve rehberdir.

Bizler yetişkinliğe adım atarken; kalem tutmanın, okumanın ve yazmanın çok ötesindeki

asıl erdemleri onlardan öğrendik. Başarısızlık karşısında dimdik durmayı, adaleti,

merhameti ve pes etmeden mücadele etmeyi bir öğretmenin sabrında gördük. Bugün

sahip olduğumuz insani değerlerin, kurduğumuz her büyük hayalin temelinde bir

öğretmenin sessiz ama devasa emeği, bitmek bilmeyen sabrı ve sönmeyen ışığı vardır.

Unutulmamalıdır ki, bir öğretmene yöneltilen her türlü olumsuzluk veya saygısızlık,

yalnızca bir kişiye değil, toplumun vicdanına ve geleceğine vurulmuş bir darbedir.

Öğretmenlerimizin kendilerini güvende hissetmediği, hak ettikleri saygıyı görmediği bir

toplumun medeniyet yolunda ilerlemesi mümkün değildir. Onların huzuru ve itibarı,

aslında hepimizin ortak istikbalidir.

Bu satırlar; isimlerini kalbime mühürlediğim, sesleri kulaklarımdan silinmeyen ve bugün

attığım her adımda izi olan o gizli kahramanlara bir vefa borcumdur. Belki hepsinin adını

buraya tek tek sığdıramam ama biliyorum ki; ne zaman doğru bir iş yapsam, ne zaman

karanlıkta bir yol bulsam, o yolu aydınlatan aslında yıllar önce bir sınıfın ışığında bana

gülümseyen o gözlerdir. Sizler sadece kağıtları değil, ruhumuzu nakış gibi işlediniz. Bize

sadece okumayı değil, insan kalabilmenin o zorlu ama onurlu yolunu öğrettiniz.

Emeğinizin karşılığı hiçbir cümleye sığmaz; çünkü sizler benim için sadece birer

öğretmen değil, hayat denilen bu uzun yolculukta hiç sönmeyecek birer kutup yıldızı

oldunuz.Başta benim yoluma ışık tutanlar olmak üzere, hayatını hayatlara feda eden tüm o yüce

gönüllere sonsuz şükranla…

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir